Tarihte Dijital Dönüşüm: Bir lütuf mu yoksa külfet mi?
Tarih hakkında biraz bilgiliyseniz şunu daha önce düşünmüşsünüzdür:”Yüzyıllar önce olup biten olayları biz nasıl biliyoruz?”
Ve artık babalarımızın dedelerimizin yaptığı gibi kütüphanelere gidip ansiklopedileri karıştırmadan istediğimiz bütün bilgileri oturduğumuz yerden elde edebiliyoruz, artık tarihe ulaşma şeklimiz değişti. Peki bu değişim Sizce bir lütuf mu yoksa bir külfet mi?
Cebimizdeki Kütüphane: Dijitalleşmenin Lütufları
Evet artık büyüklerimiz gibi bilgilere ulaşma konusunda erişim sıkıntısı çekmiyoruz. Kilometrelerce uzaklıktaki belgelere yalızca internet aracılığıyla bakabiliyoruz.
Dedelerimizin zamanında olsaydık en ufak bilgiyi bulmak için bile kütüphanelere gidip orada saatlerce araştırma yapmak durumunda kalabilirdik. Hatta daha da eskilere gidersek bir sarayın arşivlerine ulaşmak için padişahtan özel izin alabilirsek o tozlu arşivlerde vakit öldürmemiz gerekirdi.
Şimdi ise zaman ve para kaybetmeden şıp hemen bir tıklama ötemizde
Ve diğer bir faydası da bunu söylemeden geçmeyelim, belki daha önce müzelerde tarihi belgeler görmüşsünüzdür çok hassas çok kırılgan görünürler ve bu belgelerin gelecek nesillere ulaşıp ulaşamayacağı kesin değildir ama biz bunları belgeleyerek dijital ortamıma taşıyarak bir sonraki nesillerin bu kaynakları okuyabileceğine emin oluruz.
Kim söylemiş ya bunu?!:Dijitalleşmenin Külfetleri
Bu teknolojik gelişmeler ne kadar da güzel dediğinizi duyar gibiyim. Ama tabii ki her iyi şeyin arkasında maalesef bir de kötü yönü vardır O da artık bu bilgilerin herkes tarafından üretilebilir olmasından dolayı tarih hakkında en ufak bilgisi olmayan insanların bile bu konu hakkında fikirlerini belirtebilmesidir.
Bu konuyu şöyle düşünelim bir balığın size uçmayı öğrettiğini hayal edin. Buna inanır mıydınız? Bir balık daha denizden hiç çıkmamışken size uçmayı nasıl öğretebilir ki! Ama eğer kendisinin balık olduğunu saklar ve kendisini kuş olarak tanıtırsa bizim bu bilgiye inanma olasılığımız artar. (Ki bu sosyal medyada çok sık olan bir olay.)
O zaman ne yapmalıyız her edindiğimiz bilginin kaynağını sorgulayıp her bilgiye “Aaa bu gerçek miymiş” diye atlamıyoruz. İnternet dezenformasyon dolu yani yalan bilgi yuvası oldu.
Bir de işin hırsızlık boyutu var yani intihal senin emek verip yaptığın şeyi bir başkasının kaynak göstermeden kendisininmiş gibi sunması. Bu konu hakkında çok güzel bir tespit var, haydi okuyalım!
“Dijital ortamlarda da kaynağın doğruluğu büyük önem taşımaktadır. Çünkü bazı dijital ortamlarda gerçekle kurgu birbiri ile karışabilmekte ve tarihi olgular, gerçekler üzerinden değil inançlar ve düşünceler üzerinden kurgulanıp topluma sunulabilmektedir (Şimşek ve Yalı, 2019).”**
Evet dijital ortam her ne kadar bilgiyi çok güzel bir saklama yolu olsa da tam da güvenli değildir Çünkü maalesef Siber saldırı olma olasılığı da yüksek bir risktir. Bu belgelerin farklı yerlerde depolanması da önemli bir konudur.
Sonuç olarak tarihte dijitalleşme bize çok büyük faydalar sağlar ama yanında getirdiği risklere de önlemlerimizi almalıyız.
Peki siz ne düşünüyorsunuz? Sizce tarihte dijitalleşme bize bir lütuf mu yoksa külfet mi
YAĞMUR MİRCALI
Kullandığım ve Yararlandığım Kaynaklar
**Şimşek, A., & Yalı, S. (2019). mşekGerçekte(n) Öyle mi Olmuş, İstanbul: Yeni insan Yayınevi.
* Şeker, T., & Şimşek, F. (2012). Kodlama-kodaçımı bağlamında muhteşem yüzyıl dizisinin lise öğrencileri üzerindeki etkilerine yönelik alımlama analizi, Selçuk İletişim, 7(2), 111-120. Retrieved from https://dergipark.org.tr/en/pub/josc/issue/19024/200580
*Demir, Ü., & Ceylan, S. (2023). Tarih Öğretimi ve Dijital Ekran Ortamları. Bingöl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Dergisi, 25, 384-398. https://doi.org/10.29029/busbed.1205525

