Dijitalleşme ile tarih bilincinden bağımsız 1 ve 0 sayılarını anlasak da tarih yapmak kadar yazmanın da önemli olduğunu ilk insandan bu yana biliyoruz. Sümerlerin çivi yazısı ya da Antik Mısır hiyeroglifleri tıpkı bugünün yazılım dünyasındaki kod parçacıkları kadar bize adeta dijital formda sunulmuş şifreli aktarım metotlarıdır.
Kadim medeniyetlerin dillerini çözmek, tarihlerine ışık tutmak için bu şifreleri çözmek dün ne kadar gerekli idiyse bugün de tarihi, dijital dünyada ele almak bir o kadar önemlidir.
Tarih, kronolojik ve tabii ki bilimsel bir yazım disiplini ister. Dijitalleşme ise doğaçlama, rastgele, doğrulanma ihtiyacı hissetmeyen, kulaktan kulağa hatta cihazdan cihaza gezen çöp bilgiler ile tarih disiplinine uymayan bir sisteme sahiptir. Ev hanımından tarlada çalışan köylüye, öğrenciden üniversite rektörüne kadar hemen her kesimin elinde ve dilinde olan yapay zeka araçları, dijitalleşme çağında, tarih yazımını doğrulardan uzak, gerçeklikten kopuk, emeğin kolayca çalınabildiği, çalışmadan, üretmeden, bilgiye ulaşılan bir nesneye dönüştürüyor. Bu durumdaki tarihçiler, çoğunlukla araştırmayı bir yana bırakıp doğrunun ne olduğunu sosyal medyada birbirleriyle tartışarak zamanlarını tüketmeye başlıyor.
Herkes bilir ki tarihçiler, uzun yaşar. Araştırma ve tarih aşkı, onları hayata sıkı sıkıya bağlar. Ancak dijitalleşen hayatlarımız, tarih yazımında da bizi zamanını kolayca tüketen, boş tartışmalarla gününü dolduran bilim adamı görünümlü cahillere dönüştürüyor. Şurası yanlış anlaşılmasın, bu sözler elbette tarihçilere değil, aksine tarih yazımını kendisine görev edinen herkese hitaben yazıldı.
Dijitalleşme çok büyük ve detaylı verileri, elektronik ortamda saklayıp, onlara hızlı şekilde ulaşılabilmesini sağlar. Aynı zamanda dünyanın her yerinden bilim adamlarının, ortak bir çabayla, aynı çalışmayı birlikte ve hızlıca yürütebilmesini sağlar. Ancak veri karmaşası ve ulaşılan verinin doğruluğunun ve tutarlılığının şüpheli olması, çalışmaların başkaları tarafından kolayca çalınabiliyor olup sahte verilerin kolayca yayılabilmesi, tarih araştırmalarında dijitalleşmenin getirdiği zorluklardan birkaçıdır.
Sözün özü, eski yöntemlerle yeni dünyada tarih araştırması yapmak, kolay görünen ancak dünyanın en zor aktivitelerinden biri olacaktır.
Ne mutlu o insana ki, hem tarihten ders almış hem de güncel dünyanın zorluklarıyla başa çıkabilmiş ve tarih bilincini dijital dünyanın imkanlarıyla kusursuz şekilde harmanlayarak tarih araştırmalarına yansıtabilmiştir.
Emir Asım Şirin 9/D 1086

